Şâhitler

 

  www.kirmizilar.org

Şâhitler, muhtevâ olarak www.kirmizilar.com’da yayınlanan yazılardan, şiirlerden, tanıtımlardan derlenen yazılarla aylık olarak internet ortamında yayınlanmak üzere hazırlanmıştır.

KIRMIZILAR

 

Kırmızı,

Dilimizden hiç düşmeyen şiirce, mavi göklerin kızıl ve beyaz süsünün; çöllerde gölgesine sığındığımız, karlı dağlarda kızıllığında ısındığımız, şimdi bir rüzgâr bekleyen kaşları çatık nazlı hilalin destanı; kız kardeşimizin gelinliğinin, şehidimizin son örtüsünün; tarihimizin, şerefimizin, şiirimizin, her şeyimizin rengi...

“Kırmızılar” biziz, “biz” Türk Milletiyiz.

Üstte gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça; Tanrı buyruğu son demedikçe ili, töresi bozulmayacak olan nice boyların, soyların, halkların Doğu’dan Batı’ya, Asya’dan Avrupa’ya birlikte oluşturduğu Türk Milletiyiz.

Kırmızılar, Türk Milleti’dir!

Kırmızılar bir hizip ya da siyasi bir oluşum değildir. Kırmızılar hayatın içinde bir iyilik, bir güzellik, bir yararlılık çabasıdır.

Bu millet için faydalı bir iş işleyen, bu milletin iyiliğini düşünen, bu milleti seven her kimse, o bir “Kırmızı”dır.

Dünyânın neresinde olursa olsun, Türk Milleti için bir iyilik, bir güzellik, bir hoşluk, bir doğruluk yapanlar;otobüste yaşlıya yer veren genç, trenden inen hâmile kadının elini tutan yolcu, sokak köpeğinin aç-susuz kalmasına gönlü râzı gelmeyen mahálleli, gülüp, oynayan gençlere tebessüm eden erişkin, hastasına sarılan doktor, doktoruna teşekkürlerini sunan hasta, engelliyi kucaklayan sağlam, dersini dikkatle çalışan öğrenci, öğrencisine bir harf daha öğretmeye çalışan öğretmen, adâlet dağıtan hâkim, karşılaştıklarına tebessümle selâm veren, ayakkabı alamayanın kapısının eşiğine ayakkabı bırakan, komşusu açken tok yatmayan, teraziyi doğru tartan, sevdiğine bir güzel söz söyleyen, âşık olabilen, dertliyle dertlenen, gülenle gülen herkes, işte o gün, o an, bir “Kırmızı”dır.

Kırmızılar, geçmişten geleceğe tarih yapan, barış, mutluluk, huzur, sevgi ve aşkı yaratan, insanlığa Tanrı Buyruğu’nu sunanlardır. Varlıkta Tanrının tecellisini gören, bu anlayışla köle-efendi, ezen-ezilen ikiliğine, sömürüye son vermeyi amaçlayan, ilerlemesi durdurulan muhteşem medeniyetimizi kuran ve bu kutlu yürüyüşün belki de en yüce adımlarını, her ne pahasına olursa olsun gerçekleştirme kararlılığını gösterenlerdir.

Kırmızılar, emsálsiz bir millete mensup olmanın bilincinde olan ve bunun gururunu taşıyanlardır.

Kırmızılar, bir aydınlar gayrettir; bir felsefedir.

Kırmızılar, durdurulan medeniyetimizi ayağa kaldırmaya ve yeniden yürütmeye tâlip olanlardır.

Kırmızılar, insanlığa insan olmanın onur ve mutluluğunu bu milletle sunmaya tâlip olanlardır.

Kırmızılar yayın sayfası, işte o tâliplilerin yürüyeceği yolların taşları olma kararındadır.

O’nun hâldeki mütevâzı görünümü, yürüyeceği kutlu yolun vakur sakinliğidir.

O, talip olanların gönlündeki fırtınaların önünde, akıl ve ruh emeklerinizle, coşkun zeminini memlekete, Turan’a ve ötesine yayacaktır elbette!

Başınızı Türk olmanın gururuyla dimdik yukarı kaldırın, göğsünüzü Tanrı’nın imanı ile doldurun ve haykırın bütün Dünya’ya, bütün Alem’e:

Ben bir Türk’üm;

Dinim, cinsim uludur,

Sinem, özüm ateş ile doludur;

“Ne mutlu Türk’üm diyene !”

Ve haydi ! Artık zamanıdır; dem bu demdir; şimdi sıra hiç kuşkusuz sizde dir !

Yazılarınız bir yağmur gibi yağmalı, şiirleriniz deli rüzgârlar gibi gelmeli…